Totem

Mehmet Doğan yazdı...

 Bu haftaki akademik çalışmamızda Fenerbahçe Taraftar totemlerinin ayrıldığı ana dalları örneklerle anlatmaya çalışacağız.

Totem: Fenerbahçe Taraftarının maçın sonucuna etki edebilmek için geliştirdiği test ettiği, onayladığı, totemi yerine getirdiğinde maç kazanılırsa, maçı kendisinin kazandırdığını zannettiği ve kaybederse, kendi yüzünden olduğuna inandığı olayların bütününe denir.

Geçmişten günümüze kadar ulaşan Fenerbahçe Taraftar totemleri bilimsel olarak üç ana dala ayrılır ve aşağıdaki gibi sıralanır.

• Uzun vadeli totemler

• Kısa vadeli totemler

• Spot totemler

Bu haftaki akademik çalışmamızda Fenerbahçe Taraftar totemlerinin ayrıldığı ana dalları örneklerle anlatmaya çalışacağız.

Uzun Vadeli Totemler: Uzun vadeli totemlere Kadıköy’de oynanan Fenerbahçe-Galatasaray maçları örnek olarak gösterilebilir. Fenerbahçe taraftarı için çok önemli olan Galatasaray maçları için geliştirilen totemleri 17 yıldır aksatmadan uygulayan Fenerbahçe taraftarının totemleri sayesinde Galatasaray 17 yıldır Kadıköy’de galibiyet yüzü görememiştir.

Uzun vadeli totemler, tuhaf totemler olup, önceden hazırlık gerektirir. Her Galatasaray maçı günü, nefret etmeme rağmen, bol limonlu ve zeytinyağlı soğuk pırasa yemem, bu toteme örnek gösterilebilir. Pırasanın akşamdan hazırlanması ve buzdolabında bekletilip soğutulması ve maçtan önce tüketilmesi gerekir. Artık giyilmekten eskimiş, neredeyse lime lime olmuş forma veya sarı lacivert tişörtler de bu uzun vadeli totemlere örnektir. Maç öncesi herhangi kişi başına 100-200 TL ödenen restoranlarda, üzerinde yırtık pırtık tişörtlerle dolaşanları görünce bu totemin de uzun vadeli totemler içinde ne kadar yaygın bir totem olduğu hemen anlaşılabilir.

İlk Galatasaray maçıma 11 yaşındayken babamla beraber gitmiştim. Maç 0-0 bitmişti. Oğlum 11 yaşına geldiğinde Kadıköy’de Galatasaray maçına gitmek istemişti. Bir sürü maça daha önceden götürdüğüm halde onu hiç Galatasaray maçına götürmediğimi fark etmiştim. Karşıma alıp büyük adam gibi konuştum. “Seneye gidelim oğlum” dedim. “Bak ben ilk Galatasaray maçına 11 yaşında babamla gitmiştim. 0-0 berabere kalmıştık.” Ağladı, annesine şikâyet etti. Annesiyle beraber doktora gitmem gerektiğini, ciddi olarak hasta olduğumu bana anlattılar. Daha fazla dayanamadım maça götürdüm. Maç 0-0 bitti. Çıkışta “haklıymışsın baba” dedi. “Neyse en azından ben oğlumu 11 yaşında Galatasaray maçına götürmeyeceğim” diye ekledi. İşte tam bu yüzden uzun vadeli totemler kesinlikle bozulmaması gereken totemlerdir.

Kısa Vadeli Totemler: Rakibin sürekli değiştiği ve sonucunda kupa olan maçlarda uygulanan totemlere kısa vadeli totemler denir. UEFA kupası veya CL maçları bu tip totemlerin uygulandığı maçlardır. 

Kazanılmış maçlar sonrasında, benzer kişilerle buluşmak, benzer şeyleri yapmaya çalışmak, kısa vadeli totemlere örnek olarak verilebilir.

Maçın 2. Yarısı maçı terk etmek ya da seyredilmeyen maçın kazanılması sonucunda diğer Fenerbahçe Taraftarı arkadaşların tarafından maçı seyretmenin yasaklanması yaygın totem türlerindendir.

Spot Totemler: Uzun vadeli ve kısa vadeli totemlerin nedeni bilinmeyen bir şekilde başarısızlığa uğraması sonucunda maçın oynandığı anda geliştirilen totemlerdir ve tamamen doğaçlama gelişir.

Maç izlerken yer değiştirmek, maç esnasında omza veya bacağa bağlanan atkıların kısmetimizi bağlıyorsun uyarıları sonucunda çözülmesi bu tip totemlere örnek olarak verilebilir.

1980’li yıllar, Spor Sergide oynanan bir basket maçında, küçük Sony marka radyomla Zonguldak-Fenerbahçe maçını dinliyordum. Kesin kazanmamız gereken bir maçtı ama maç 0-0 devam ediyordu. Maçın sonlarına yaklaşıyordu, tribünlerin gözü kulağı basket maçından çok futbol maçındaydı.

10 sıra arkamda biri “Hey Radyolu” diye bağırdı. Millet omuzuma vurunca döndüm. “Markası ne o radyonun”

“Sony” dedim.

“Versene ben Sony ile kesin gol attırıyorum.”

Vermesem herhalde bütün tribün bana saldırırdı. Zaten benim de vermemek gibi de bir niyetim yoktu. Radyo elden ele 10 sıra yukarı gitti. Kulağına radyoyu koyduktan 1 dakika sonrada “Golllllll” diye bağıdı.

Çıldırmıştık…

Totemli Kalın...