Sarı Lacivert Ailesi Cumhuriyeti kutladı

Sarı Lacivert Derneği üyeleri ve Fenerbahçe camiasının önde gelen isimleri, Cumhuriyet’in kuruluşunun 93. Yılı anısında düzenlenen “Cumhuriyet Balosu”nda buluştu.

Sarı Lacivert Derneği üyeleri ve Fenerbahçe camiasının önde gelen isimleri, Cumhuriyet’in kuruluşunun 93. Yılı anısında düzenlenen “Cumhuriyet Balosu”nda buluştu. Limak Eurasia Luxury Hotel’de düzenlenen Balo’ya geniş bir davetli topluluğu katıldı. Gecede Sarı Lacivert Derneği üyeleri, Cumhuriyet ve Fenerbahçe marşlarıyla eğlenceli dakikalar geçirdi. 

Baloda bir konuşma yapan Sarı Lacivert Derneği Başkanı Sertaç Komsuoğlu şunları söyledi:

Değerli Fenerbahçe Ailesi…

Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün bize armağanı olan şanlı Cumhuriyetimizin 93. yaşı kutlu olsun.

Bugün Sarı Lacivert’in Cumhuriyet Bayramı değil, Siyaz-Beyaz’ın, Sarı-Kırmızı’nın, tüm renklerin Cumhuriyet bayramıdır.

Şunu vurgulamamız lazım ki, söz konusu vatansa gerisi teferruattır. 

Konu birlik ve beraberlik ise alınacak hiçbir puanın, atılacak hiçbir golün, kazanılacak hiçbir şampiyonluğun önemi ve anlamı yoktur.

Nur içinde yatsın İslam Çupi abimiz, ''Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte; adı konamaz" diye tarif etmişti sarı lacivert sevdamızın büyüklüğünü...

İslam Abi'nin bu derin betimlemesinin üstüne haddim olmayarak bir ilave yapmak isterim: Sarı-lacivert sevdamızın büyüklüğü, bu aşkı besleyen kalplerimizin büyüklüğüne denktir. 

İşte bu kalplerin büyüklüğü tarif edilemez!

O kalpler ki... Kurtuluş Savaşı devam ederken yeşil sahada işgal kuvvetlerini teker teker bozguna uğratan Fenerbahçemiz sayesinde gururla atar.     

''Şenol-Birol-Gol'' tezahüratıyla rakiplerine sahayı dar eden efsane çubuklu var olduğu için, o kalpler coşkuyla atar. 

İkinci Yeni'nin en büyük şairlerinden Turgut Uyar, ceketinin düğmeleri ilikli biçimde tribünde ''Fenerba

hçe'' diye haykırıp bizim için en güzel şiiri okuduğunda, o kalpler saygıyla atar.

“Aç kapıyı Veysel Efendi, Fenerbahçe'nin maçı var” diyerek yollara düşen Hababam Sınıfı sayesinde neşeyle atar o kalpler.

O yürekler var ya hani o sarı-lacivert yürekler...

Sinyor Can Bartu Abimiz, Taçsız Kral'ın jübilesinde Metin Oktay ile formasını değiştirdiğinde centilmenlikle atar.

Gün olur son maçta kaybedilen şampiyonluklar yüzünden hüzünle atar.  

Lakin 3-0 geriye düşse dahi mücadeleden kopmayıp maçı 4-3'e çeviren cengaverler sayesinde inançla atar.  

Müzmin sakatlığının nekahet döneminde, çıktığı ilk maçta Karşıyaka'ya 2 gol atan Şeytan Rıdvan'ın hırsıyla, daha azimli ve güçlü atar.

Çubuklu formanın hakkını verenlerin heykelini gururla diker. 

Kısacası sevgili Fenerbahçeliler... 

Bu yürekler her daim birlikte, yekpare ve sarı-lacivert atar!

Bizler Fenerbahçeli doğduk, Fenerbahçeli öleceğiz.

Sarı-lacivert sevdamız uğruna zaman, emek, mesai harcamaya devam edeceğiz. 

Söz uçar, sarı-lacivert aşkımız kalır.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.