NEREDE KALMIŞTIK...

Aykut Kocaman yuvaya döndü.

İslam Çupi abimiz, 'Fenerbahçe'nin büyüklüğü; ne şampiyonluk büyüklüğü, ne de kupa büyüklüğüdür, onun büyüklüğü başka büyüklüktür, adı konamaz diye tarif etmişti sarı lacivert sevdamızı...

'Sarı lacivert sevdamızın büyüklüğü, bu aşkı besleyen kalplerimizin büyüklüğüne denktir.' İşte bu kalplerin büyüklüğü tarif edilemez.

O kalpler ki, Kurtuluş Savaşı devam ederken, yeşil sahada işgal kuvvetlerini teker teker bozguna uğratan Fenerbahçemiz sayesinde gururla atar. 'Şenol, Birol gol' tezahüratıyla rakiplerine sahayı dar eden efsane çubuklu var olduğu için, o kalpler coşkuyla atar. İkinci Yeni'nin en büyük şairlerinden Turgut Uyar, ceketinin düğmeleri ilikli biçimde tribünde Fenerbahçe diye haykırıp, bizim için en güzel şiiri okuduğunda, o kalpler saygıyla atar. 'Aç kapıyı  Veysel efendi Fenerbahçe'nin maçı var' diyerek yollara düşen Hababam Sınıfı sayesinde o kalpler neşeyle atar.

KOMBİNELERİMİZİ ALALIM, TRİBÜNLERİMİZİ DOLDURALIM...

Bugün, tüm fertleriyle Fenerbahçe'nin tek vücut, tek yürek olarak kaldığı yerden devam etme günüdür. Bizi bir araya getiren, birbirimize bağlayan Kocaman Ailemizin birlik ve beraberliğini yeniden hatırlama günüdür. Bu sevgi, birliktelik şampiyonluktan da, başarıdan da önemlidir.