NED PAMPHILON

Sertaç Komsuoğlu‘nun kaleminden...

Geçen sayımızda ‘Beraber yürümeye devam edeceğiz’ başlığı atmış ve şöyle demiştik:

‘Sarı Lacivert Ailesi olarak yeni sezonda tüm branşlarda Fenerbahçemizin yanında olacağız, Fenerbahçemiz için ter akıtan tüm sporcularımıza destek vermeye devam edeceğiz.

Fenerbahçemizin yeni sezonda en büyük gücü ona tam destek veren Fenerbahçeliler olacaktır...

Evet, beraber yürüdük bu yollarda...

Evet, beraber yürümeye de devam edeceğiz...’

Neden böyle bir giriş yaptım derseniz…

Sezonun hemen başında Teknik Direktörümüz Aykut Kocaman’la biraraya geldik. Hocamız davetimize icabet etti. Hocamızla Sarı Lacivert Yönetim Kurulumuz akşam yemeğinde buluştu.

Saatlerce sohbet etme imkanı bulduk hocamızla.

Hocamızın mesajları gayet net ve açıktı. Camianın içinde bulunduğu hava değişmeli, futbolcuların özgüvenleri kazandırılmalıydı. Hepsi son derece yetenekli olan bu oyuncu gurubunun, yeteneklerini maksimum oranda sergileyecekleri ortam el ele, omuz omuza taraftarların önderliğinde oluşturulmalıydı. Özetle bu tribünler dolmalı, taraftar 90 dakika değil sezon boyu takımına, futbolcusuna, Fenerbahçesine sahip çıkmalıydı.

Yemekte Hocamıza Ned Pamphilon’un çizdiği tabloyu hediye ettik.

Ne çok şey anlatıyordu Pamphilon tablosunda.

Aradığımız, istediğimiz, özlediğimiz Fenerbahçe tabloda çok net ifade ediliyordu.

Daha doğrusu aradığımız, istediğimiz, özlediğimiz Fenerbahçe’nin yol haritasını resmetmişti Pamphilon:

“Fenerbahçe bu demekti… Tıklım tıklım tribünler, yayaların işgal ettiği yolda ilerleyemeyen, içi yine Fenerbahçeli dolu araçlar, maç günü coşkusunu doyasıya yaşayan binlerce Fenerbahçeli.” Bu resmi hayata geçirelim. Sonrası mı...

Sonrası en güzel bahar...

Yani Fenerbahçenin şampiyon olduğu bahar...