FENERBAHÇELİ OLMAK BENİM İÇİN BİR YAŞAM BİÇİMİ

16 yıl önce hem yüksek lisans yapmak hem de ticari hayatını devam ettirmek üzere yola çıkan ve Amerika’ya yerleşen Derneğimiz Üyesi Fenerbahçeli İş Adamı Fatih Akarsu ile Fenerbahçeli olmanın kendisi için neler ifade ettiğini konuştuk.

Çocukluğunun Pazar kahvaltılarını babasından Fenerbahçe ile ilgili kesitler dinleyerek geçiren İş Adamı Fatih Akarsu ile Amerika’daki yaşamanı ve bir yaşam biçimi olarak benimsediği Fenerbahçe’yi konuştuk.

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Ben Üniversite’de Ekonomi Bölümünden mezun olduktan sonra Amerika’ya yükseköğrenim görmek ve ticari hayatımı burada devam ettirmek üzere yola çıktım ve Amerika’ya yerleştim. Burada 16 yıldır kendi şirketlerimi yönetmekteyim. Türkcan ve Dalya isimlerinde iki çocuğum var.

Fenerbahçe sevgisiyle nasıl tanıştınız? Fenerbahçe sevginizi tarif etmenizi istesek neler söylersiniz?

Fenerbahçe sevgisiyle Pazar sabahı kahvaltılarında rahmetli babamın bana Fenerbahçe tarihinden kesitler anlatmasıyla tanıştım. Fenerbahçeli olmak benim için bir yaşam biçimi ve hayata karşı duruş şeklidir. Başkanımızın dediği gibi: Önce vatan sonra Fenerbahçe, sonra yine Fenerbahçe. Fenerbahçe sevgisi işte içimize böyle yer etti.

“FENERBAHÇE YERİ GELİYOR ANNEMİZ, YERİ GELİYOR AİLEMİZ OLUYOR”

Binlerce kilometre uzaktan Fenerbahçe’yi takip etmek nasıl bir duygu? Fenerbahçe özleminizi nasıl gideriyorsunuz?

Bu kadar uzakta yaşamak  geride kalan ailemizi, ülkemizi, tüm sevdiklerimizi sürekli düşünerek buralarda ileri gidebilmek, başarıyı yakalayabilmek pek mümkün olmuyor maalesef. Belli dönemlerde gerideki tüm gemileri yakmış olmanız gerekiyor. Yabancı bir ülkede biraz olsun ileri gidebilmeniz için bunu yapmak şart. İşte benim için öyle bir dönemdi diyebilirim, sonradan fark ettim. Sevdiğim her şeyin yerine sembol olarak Fenerbahçe'yi koydum ve yoluma o şekilde devam edebildim. Yani Fenerbahçe bu kadar uzakta yeri geldi annemiz, yeri geldi babamız, yeri geldi memleket hasreti oldu. Fenerbahçe özlemimizi gidermek için takımımıza olan ilgili ve alakamızı her zaman en üst seviyede tutuyoruz. Kadiköy’deki maçları kaçırmamaya özen gösteriyorum. Bir de artık biz kendi çocuklarımıza Fenerbahçeliliği aşılıyoruz. Böylece biraz da olsa Fenerbahçe özlemimizi gidermeye çalışıyoruz.

“FENERBAHÇE’NİN AMATÖR BRANŞLARA VERDİĞİ KATKIYI EN ÇOK TAKDİR EDENLERDENİM”

Fenerbahçe’nin amatör branşlar hakkındaki başarıları ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Fenerbahçe’nin amatör branşlara verdiği katkıyı en çok takdir edenlerden biriyim. Öyle ki; 3 Temmuz’dan sonra futbol izleme hevesim bile kalmadı buna karşın amatör branşlarda masa tenisi dahil Fenerbahçe’mizin başarılı oyuncularını takip ediyorum. En son Berlin'e Final Four’a gittim her şey müthişti. Dünyanın her yerinden Fenerbahçelilerle buluştuk. Belki de futboldan hiç almadığımız kadar keyif aldık müsabakalardan. 

“TONİ SCHUMACHER İDOLÜMDÜ”

Fenerbahçe ile ilgili hiç unutamadığınız bir anınızı anlatır mısınız?

Samsunspor altyapısında kalecilik yapıyordum. Toni Schumacher tabi ki idolümdü ve Fenerbahçe’yle Samsun’a gelmişti. Maçtan önceki gün kaldıkları otelde ziyaret ettim. Maç gününde de top toplayıcı arkadaşların arasına karışarak kendisini 90 dakika boyunca iki kale arkasında basın mensupları arasına oturarak izlemiştim. Evde koca posteri olan Schumacher Fenerbahçe’deydi ve canlı izliyordum. Paha biçilemez bir şeydi. Maçı 90 dakika adım adım ne yapıyor diye büyük bir hayranlıkla izledim. Şans o ya; 40 metreden frikikten gol yedi, top tam önünde sekti. Milinkovic atmıştı, kahrolmuştum. Bire birde onun kadar iyi çıkan bir kaleci su ana kadar belki bir tane görmüşümdür. O günkü 90 dakikalık takipten bile çok şey öğrenmiştim. Geri kalan donemde Türkiye’de hiç bir maçını kaçırmadım. O tam bir futbol efsanesiydi ve bizim kalemize çok yakışıyordu. 

Bize biraz özel yaşamınızdan bahseder misiniz? Bir gününüz nasıl geçer? Hobileriniz var mı? Ailenizle birlikte yapmayı en sevdiğiniz şeyler nelerdir?

İş ve seyahat dolu bir yaşamım var. Boş zamanlarımı genelde FB TV  izleyerek, çocuklarımla vakit geçirerek değerlendiriyorum. En büyük zevklerimden birisi Avrupa deplasmanlarında Türkiye’den gelen eş ve dostlarımızla buluşmak. Böylece hem Fenerbahçe’mizi destekliyoruz hem de dostlarımızla özlem gideriyoruz. 

“FENERBAHÇE SEVGİSİNİ YAYMAK İÇİN ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPIYORUZ”

Fenerbahçe USA Derneği’nde önemli görevler üstleniyorsunuz. Bize biraz Fenerbahçe USA Derneği’nin faaliyetlerinden, amaç ve hedeflerinden bahseder misiniz?

Bizler tüm Fenerbahçe derneklerinin ortak görevi olan Fenerbahçe sevgisini yaymak, geliştirmek ve yurt dışında yaşayan Fenerbahçelileri  bir araya getirmek üzere, üzerimize düşenleri büyük zevk alarak yapmaktayız.

“SARI LACİVERT DERNEĞİ’NİN YAKLAŞIM TARZI FARKLI”

Sarı Lacivert Derneği ile nasıl tanıştınız? Sarı Lacivert Derneği’nin çalışmaları hakkında neler söyleyeceksiniz?

Sarı Lacivert Derneği ile bir Türkiye ziyaretimizde Sertaç Başkanımızın daveti üzerine tanıştık. O günden bugüne Sarı Lacivert Ailesini tanıma fırsatımız oldu. Sonunda Sarı Lacivert Ailesine de katıldım ve bundan kıvanç duymaktayım. Sarı Lacivert Derneği’nin çalışmaları, her daim kulübümüzün yanında olması ve diğer derneklerimize nazaran olaylara yaklaşım tarzı  bana farklı geldi. Bu sebeple Sarı Lacivert Ailesine katıldım. İlerleyen dönemlerde çok güzel organizasyonlara  imza atacağımıza da eminim.