En büyük hayalim Fenerbahçe’de takım kaptanı olmak

Genç futbolcu Oğuz Kağan Güçtekin konuştuk

Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman’ın sezon başında altyapıdan A takıma dahil ettiği genç futbolcu Oğuz Kağan Güçtekin ile hayatını ve futbol yaşamını konuştuk. 

Sezon başında altyapıdan Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman’ın A takıma aldığı ve ilk kez Sivasspor maçı ile dikkatleri üzerine çeken genç futbolcu ve Fenerbahçe’nin yeni yeteneği Oğuz Kağan Güçtekin ile Fenerbahçe’yi, Fenerbahçe taraftarını ve futbol yaşamını konuştuk.

“BABAMA FENERBAHÇE’DE OYNAMAK İSTİYORUM DEDİM”

 Bize kendinden ve futbol hayatından biraz bahseder misin?

İstanbul’a taşınmadan önce İzmir’de oturuyorduk. Babamın gençliğinde en büyük hayali futbolcu olmaktı. Bu yüzden beni de evimize çok yakın olduğu için İzmirspor Futbol Okulu’na yazdırdı. Oradaki hocamız babama ‘Bu çocuğu İstanbul’a götürün çünkü İzmir’de olmaz. Peşini de bırakmayın’ demiş. Futbolcu olmak babamın hayaliydi ama babam beni sokaklardaki kötü ortamdan uzak tutmak için futbol okuluna yazmış. Kendi dediğine göre içinde bana dair bir umut varmış ama aklında Fenerbahçe’de oynayacağım gibi bir düşünce yokmuş. Aslında benim de aklımda yoktu. İzmirspor Futbol Okulu’nda 6-7 ay oynadıktan sonra babam polis memuru olduğu için tayini İstanbul’a çıktı. Evimize yakın Trabzonspor Futbol Okulu vardı. Tabi ben de futbol oynamak için oraya gittim. Oradan da başka yere taşındığımızda ben de babama Fenerbahçe Futbol Okulu’na gitmek istediğimi belirttim. 6 ay burada oynadıktan sonra Fenerbahçe altyapısı ile bir hazırlık maçı yaptık. 97 takımıyla oynadık ve o takımın oyuncuları benden 2 yaş büyüktü. Altyapıda ise Erhan Şahin hocamız vardı. Hocamız beni beğendi ama o zaman altyapıda benim yaş grubum yoktu. Bu yüzden beni takıma almadı ve biraz daha takip etmek istedi. Aradan 6 ay geçtikten sonra benden bir yaş büyüklerin olduğu bir takım kuruldu ve hocamız beni o takıma davet etti. Bu takımda kalıcı oldum. Daha sonra ise kendi yaş grubuma geçtiğimde takım kaptanlığı ile futbol serüvenime başladım. Bu sezona kadar geldim ve bu sezon da A takıma yükseldim. Milli takımda ise U14’ten bu yana her kategoride futbol oynadım.

“OYUNA GİRERKEN ÇOK HEYECANLANDIM”

 Sivasspor maçında oyuna girdiğinde neler hissettin?

Sezon başından bu yana A takımdayım ve ilk resmi maçım Sivasspor maçı oldu. Oyuna girerken çok heyecanlıydım çünkü sezon başından o maça kadar hiç oynamadım ve yine oynamam diye düşünüyordum. Birden bire skor iyi olunca hoca beni oyuna aldı. Zaten Aykut Hocamız da genç futbolculara önem veriyor. Bu tür fırsatlar yakaladığı zaman sürekli şans veriyor. Bu da benim için çok güzel oldu.

“TARAFTARLA ARAM ŞU AN ÇOK İYİ”

 Taraftarın sevgisini kısa sürede kazandın bu konuda neler söylemek istersin? Taraftardan nasıl mesajlar aldın?

Ben de taraftarın içinden geliyorum. Ben de tribünlerde tezahürat yaptım. Taraftarın içindeyken önceden ısınma esnasında Volkan abi, Mehmet abi ve Emre abiyi tribünlere çağırırdık. Bu sefer beni çağırdılar ve bu bambaşka bir duygu. Sahaya girdiğinde sanki sahada değilmişsin gibi başka hiçbir şeyi gözün görmüyor. Bu hem heyecan verici hem de harika bir duygu. Bu sorumluluğun altından kalkabilen ve bu baskıyı kaldırabilen iyi yerlere geliyor. Daha sonra Adana Demirspor ve iki lig maçında da oynadım. Şu an çok şükür her şey yolunda gidiyor. İnşallah her şey daha da güzel olacak. 

Taraftar gerçekten altyapıdan gelecek oyunculara aç. Çünkü takımın kendi yetiştirdiği oyuncuları sahada görmek istiyor. Şu an için harika şeyler yaptığımı söyleyemem ama normal performansla oynasak bile bu onlara güzel geliyor. Şu ana kadar taraftardan kötü mesaj almadım. Her şey çok güzel ve taraftarla aram çok iyi. Fakat bu taraftarla aramda olan bu enerjiyi çok çalışarak devam ettirmem lazım.

“EN BÜYÜK MOTİVASYONUM AİLEM”

 En büyük motivasyonun nedir?

Benim en büyük motivasyonum ailem çünkü onların hep iyi yaşamalarını istiyorum. İyi yaşamaları için de şu an futbol oynadığım ve bulunduğum Fenerbahçe bir nimet. Bundan sonra devamını getirebilirsem hem ailem iyi yaşar hem de kendim iyi yaşarım. Ama her zaman öncelik ailem. Babam polis memuru ve çok zor bir işi var. Onun bir an önce emekli olmasını istiyorum.

“ANNEM, ‘SEN BİZİM GURURUMUZSUN’ DEDİ”

 Sivasspor maçından sonra neler hissettin, ailenin tepkisi nasıl oldu?

Sivas maçından sonra direk babamın yanına koşup ona sarıldım. O maçta sadece babam gelmişti. Annem önce aradı. ‘Sana kurban olurum sen bizim gururumuzsun’ dedi. Sonra eve gittim. Annem ve Anneannem karşımda ağlıyorlardı. Onları görünce ben de kendimle gurur duydum. O mutluluk gözyaşlarını görünce ben de ayrı mutlu oldum. 

Maçlarda tezahürat yapıldığında neler hissediyorsunuz? Taraftarların yaptıkları tezahüratları duyabiliyor musun?

Maçlarda tezahüratları ayrı ayrı duymaya imkan yok çünkü o an sahaya konsantre olmak durumundasın ama o coşkulu uğultuyu hissediyorsun. Özellikle taraftar senkronize olduğu zaman bunu net bir şekilde hissedebiliyorsunuz. Aniden ritim değişiyor ve ‘Sarı Lacivert Şampiyon Fener’ sesleri hep bir ağızdan yükseliyor. İşte o zaman bunu duymamak mümkün değil. 

 Stada ve tesislere girdiğinde neler hissediyorsun?

Ben Fenerbahçe Can Bartu Tesislerine ve Şükrü Saraçoğlu stadyumuna her kapıdan girişimde çok heyecanlanıyorum. Tüm bestelerini bildiğin, taraftarı olduğun takım için şimdi ter dökmek çok ayrı bir duygu. Bu anlatılamayacak ve sadece yaşanması gereken bir duygu. Ben bugünler için her gün şükrediyorum.

“ŞU AN YURTDIŞINA TRANSFER OLMAYI DÜŞÜNMÜYORUM”

 Gelecek senelerde yurtdışında oynamak gibi bir hayalin var mı? Nerede oynamak istersin?

Yaz transfer döneminde beni M.City transfer etmek istedi ama ben şu an bunları düşünmüyorum. Çünkü benim en büyük hayalim Fenerbahçe’de takım kaptanı olmak. Elbette her futbolcu gibi bende yurtdışında oynamak isterim. Tabi ki en çokta Premier Lig’de oynamak isterim. Çünkü Premier Lig’i izlerken çok keyif alıyorum ve maç kaçırmamaya çalışıyorum. Maçları kaçırsam bile her maçın özetini izlerim. 

“BURASI BİZİM HER ŞEYİMİZ”

 İdmanlar nasıl geçiyor, kendini maça nasıl hazırlıyorsun?

Hemen hemen her gün idman oluyor. Tabi bazen maçtan önce ve maçtan sonra izin günlerimiz de oluyor. İdman günleri 12 gibi uyanıyorsun daha sonra hazırlanıp tesise gidiyorsun. Tesise giriş saati var. Dışarıda başka şeylerle uğraşmaya zamanımız yok çünkü burası bizim her şeyimiz. Zaten bu şekilde olması gerekiyor.

‘EMRE BELÖZOĞLU BENİM TEK İDOLÜM’

 Senin kendine örnek biri var mı? Takım içi takım dışı?

Emre Belözoğlu benim tek idolüm. Onun hırslı yapısını futbolcular iyi anlar. Belki rakip takım taraftarları buna farklı bakabilir ama Emre abiyi en iyi anlayanlardan biriyim. Emre abi saha dışındaki konuşması olsun, röportajları olsun, insanlara yaklaşımı olsun çok kaliteli bir insan. Bir defa düğünde karşılaştık ve yanına gittim. ‘Abi sen benim idolümsün. Senin gibi olmak istiyorum’ dedim. Ayağa kalkıp ‘Kardeşim o formayı orada oynamayı sen hak edeceksin. Taraftarın genç futbolcuya ihtiyacı var bunu unutma. Çok çalışacaksın ve başarılı olacaksın ben buna inanıyorum’ dedi. O konuşmanın üzerinden 2-3 ay geçti ama hala dün gibi hatırlıyorum. Şu an için Mehmet abinin bize davranışları çok iyi. Tabi altyapıdayken sadece futboluna göre bakıyorduk insanların ama buraya girdikten sonra bize davranışları, takıma davranışlarına bakmaya başladık. Volkan abi, Mehmet abi çok örnek insanlar. İsmail abi çok yardım ediyor. Sivas maçında Mehmet abinin yerine girerken ‘Haydi aslanım yapabilirsin kendin gibi oyna’ dedi bana. O destek bile çok önemli. Son maçta oyuna girerken Giuliano başımı tuttu. Bunlar ince detaylar ama genç oyuncu için çok önemli detaylar.

“MENTAL OLARAK KENDİMİZİ DAHA İYİ HAZIRLAMAMIZ LAZIM”

 Sen çok gençsin ama senden daha küçük yaşta olan altyapıdaki futbolculara neler söylemek istersin?

Arkadaşlarım ve benden küçük arkadaşlarla hep konuşuyordum. Beni dikkate alırlardı. Şu anda hala konuşuyorum, mesaj atıyorum. Bir ihtiyaçları var mı diye soruyorum. İhtiyaçları varsa burada Mehmet abi ve Volkan abiye söylüyorum. İnanmaya devam etsinler ve çok çalışsınlar çünkü olmayacak diye bir şey yok. Milli Takım’da Avrupa’nın birçok milli takımı ile oynadık. Biz onlardan daha yetenekli oyuncularız. Mental olarak kendimizi iyi hazırlamamız lazım.

“FUTBOLDAN BAŞKA BİR ŞEY DÜŞÜNMÜYORUM”

 Futbolcu olmasaydın hangi mesleği seçerdin? İdmanların dışında neler yapıyorsun?

Ben futbola 6 yaşında başladım ve o günden bu güne başka hiçbir şey düşünmüyorum. Derslerim aslında çok iyiydi. Hatta okuldaki hocalarım annem ve babama ‘Bu çocuk futbolu bıraksın derslerine çalışsın çünkü çok zeki’ demişler. Ama ne olursa olsun insan içinden geleni yapmak istiyor. İdmanlar dışında 3 yaşında bir kardeşim var. Onunla vakit geçirmeyi çok seviyorum Onu birkaç gün görmediğim zaman çok özlüyorum ve onsuz zaman geçiremiyorum. Eve onun sevinci ile giriyorum. Bunun dışında her izin günümüzde ailemle kahvaltıya gideriz. Bazen de arkadaşlarla bir yerde oturup çay kahve içer sohbet ederiz. 

“FENERBAHÇE TARAFTARI BÜYÜK GÜÇ”

 Fenerbahçe taraftarına ve Sarı Lacivert Dergisi okuyucularına neler söylemek istersin?

Taraftar varsa biz de varız. Bizim inişli çıkışlı zamanlarımız oldu ama şu an bir seri yakaladık ve bu seride bizim en çok ihtiyacımız olan taraftar. Taraftarın bize verdiği destekle biz bu seriyi devam ettirip şampiyonluğa kadar gideriz. Bizim bundan bir şüphemiz yok çünkü takım çok kaliteli. Bizim için gereken taraftarın stadı doldurması ve destek vermesi. Fenerbahçe taraftarı çok büyük güç. Onlar bizim arkamızda olduğu sürece biz sıkıntı yaşamayız.