BATUR ABİ...

Jak Benzonana yazdı...

Yazıma, 9 Kasım 2017 Perşembe Günü kaybettiğimiz Mehmet Baturalp, kısacası hepimizin ‘’Batur Abisi’’ ile ilgili başlamak istiyorum. Batur Abi çok sevdiğimiz, çok saydığımız bir Abimizdi.

Batur Abi ile tanışmamız çok eskilere gider. Seneler evvel Fenerbahçe’nin Dereağzı tesislerinde (şimdiki Lefter Küçükkandonyadis Tesisleri) minyatür bir saha vardı. Her Pazar orada futbol maçı yapardık. Daha sonra Kadıköy Belediyesi’nin Fenerbahçe’de yaptırdığı basketbol sahasında Batur Abi küçüklere basketbol öğretirdi. Benim oğlum da Batur Abi’nin talebelerinden biri idi. Oğlumun basketbol ile ilgili ilk önemli dersleri Batur Abi tarafından verilmişti. Daha sonra kadın maçlarının oynandığı Caferağa Spor Salonunda Batur Abi ile yollarımız tekrar kesişti. Ben Fenerbahçe Dergisi için yazı yazarken, Batur Abi Fenerbahçe Televizyonuna maçı yorumlardı. Maç bitiminde Eşim ve Ben, Batur Abi ve Sevgili Eşi Ülkü Ablamızı evlerine bırakıp biz de eve dönerdik. Haftada en az iki defa bunun tekrarını yapardık. Arabada giderken de o akşamki maçın kritiğini yapar, artıları ve eksileri konuşurduk. Batur Abi’nin kadın takımına önemli katkısı olurdu. Bazı oyuncularla konuşur, eksiklerini söyler, maç içinde yapması gerekenleri anlatırdı. Bazen devrede yanlışları anlatır, bu ikazlar yerini bulur eksiler artı konumuna dönerdi. Sanıyorum Batur Abi yorumculuğu 2013 gibi bıraktı. Eskisi gibi görüşemesek de telefonda görüştüğümüz zaman kadın takımını sorardı. Kaybetmeden 5 gün evvel hastaneye görmek için gittim, ancak ziyaret yasak olduğu için görüşemedim. Ülkü Abla ile görüştüm, diğer aile fertleri ile görüştüm, ancak 5 gün sonra Batur Abi aramızdan ayrıldı.

Tabi ki Batur Abi ile daha çok anılarımız var. Ancak Basketbol duayeni Abimizi daha yakından tanıyalım; 1936 yılında İstanbul’da doğan Batur Abi, okuduğu okul olan Darüşşafaka Lisesinde basketbola başladı. Batur Abi, ilk olarak kendini okul takımında yer alarak gösterdi. Daha sonra İstanbul Liselerarası Şampiyonasında gösterdiği başarı ile okulun bağlantılı Darüşşafaka Spor Kulübünde, lise bitmeden takıma alınması ile yükselişi devam etti. 1955 yılında 19 yaşındayken Fenerbahçe Spor Kulübüne transfer oldu. 1955 yılından 1966-1967 sezonuna kadar formayı sırtından çıkarmadan 11 yıl çubuklunun başarısı için ter döktü. Fenerbahçe’de 7 İstanbul Ligi şampiyonluğu (1955-1956-1957-1963-1964-1965-1966), 3 Türkiye şampiyonluğu (1957-1959-1965), 1967’de bir Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşadı. Bu başarılarını A Milli Takım’a da yansıtan Batur Abi, 71 kez Milli formayı sırtında taşıdı.

1970-1972 YILLARI ARASINDA FENERBAHÇE'Yİ ÇALIŞTIRDI

Batur Abi 10 Ocak 1968 tarihinde Fenerbahçe’nin Avrupa Kupa Galipleri kupasında Fransız Kupa şampiyonu Asvel’i 68-61 yendiği maçta aktif basketbolculuk yaşamını noktaladı. Batur Abi’nin antrenörlüğe başlaması 1965-1966 sezonunda Fenerbahçe’de oldu. Oyuncu antrenör olarak başladığı sezonda İstanbul şampiyonluğu yaşadı.1967-1968 sezonunda İ.T.Ü.’yü tarihinde ilk kez Türkiye Basketbol Ligi şampiyonluğuna ulaştırdı. Bu başarısını 1970 yılında da tekrarladı.1970-1972 yılları arasında Fenerbahçe’yi çalıştırdı. 1971 yılında Fenerbahçe ile Türkiye ikinciliği kazandı. Batur Abi, 1971-1973-1975 yıllarında Avrupa Basketbol şampiyonasına katılan Türk Milli takımını idare etti. 1979-1982 yılları arasında bir kez daha Fenerbahçe’nin antrenörlüğünü yapan Batur Abi, Eczacıbaşı ile 1987-1988 sezonunda özlediği şampiyonluğa ulaştı. Aynı yıl Cumhurbaşkanlığı Kupasını kazandı.1988-1989 yılında aynı başarıyı elde eden Batur Abi, 1989 yılında Paşabahçe takımı ile anlaştı. Bu takımla 1990-1992 yıllarında final oynadı. 1990-1992 döneminde Milli Takım antrenörlüğünü son kez Murat Didin’le birlikte üstlenen Batur Abi aktif basketbol yaşantısını sonlandırdı.

BASKETBOL YORUMCULUĞU YAPTI

Basketbol yaşantısını sonlandırdıktan sonra Batur Abi çeşitli televizyonlarda basketbol yorumculuğu yaptı. En son Fenerbahçe Televizyonunda uzun bir süre yorumculuk yaptı. Özellikle kadın maçlarının anlatımında ve hafta içinde yapılan kadın basket ve erkek basket ile ilgili programlarda düşüncelerini açıklar, yapıcı eleştiriler ve yol gösterici fikirlerini paylaşırdı.

Batur Abi, Fenerbahçe Spor Kulübünün 1242 sicil numaralı Yüksek Divan Kurulu Üyesi, Fenerbahçe Doğuş Basketbol takımının eski kaptanı, eski Milli basketbolcu, Fenerbahçe ve Milli takımın eski antrenörlerinden ve Türkiye Basketbol Antrenörleri Derneği Başkanı idi. Bu kadar sıfatı, bir araya toplayabilen, Fenerbahçe ve Türk Basketbolu adına bu kadar hizmet vermiş, Sevgili Batur Abi’yi tanımış olmak kendisi ile beraber bir şeyler yapmış olmak herkese nasip olmaz diye düşünüyor ve kendimi şanslı hissediyorum. Sevgili Batur Abi mekânın cennet, yattığın yer ışıklarla dolu olsun.

BASKETBOL TAKIMLARIMIZIN PERFORMANSLARI

Fenerbahçe Doğuş Euroleague arenasında şu an 3. durumda. Bu zamana kadar 12 maç oynadı. 4 yenilgi alan takımımız, 8 de galibiyet aldı. Ancak enteresan olan, aldığımız iki yenilginin sahamızda olması. İlki Olimpiacos maçı oldu. İlk yarıyı 10 sayı önde bitirdiğimiz maçta istatistiklerinde tamamının lehimizde olması doğru işler yaptığımızın adeta bir göstergesi gibi idi. Hatta 3.çeyrek başında bir ara skor 47-34’e çıkmış fark 13 sayı olmuştu. Karşılıklı atılan basketler ve  gelen 0-5’lık bir seri bir anda skoru 49-45 ve 49-47’ye getirdi. Sayı üretmekte de zorlandığımız anlarda top kayıplarının devam etmesi rakibin öne geçmesini sağladı. Çok çekişmeli geçen son çeyrekte bir türlü maçı kopartamayan Fenerbahçe Doğuş son anda maçı beraberliğe getirdi. Uzatma dakikalarına geçildi. Uzatma ve geri dönüş dakikalarını çok iyi oynayan takımımız bu maçta o bildiğimiz geri dönüşü yapamadı. Rakip 8-15’lik bir seri ile maçın galibi oldu. Nunnally (22 sayı-4 rib-4 as), Wanamaker (15 sayı-3 as) en fazla katkı yapan oyuncular oldu. 

İkinci maç ise Zalgiris Kaunas maçı. Zorlu bir ekip olan Litvanya temsilcisi ilk dakikalardan itibaren bizi zorladıysa da ilk çeyreğin sonlarına doğru elde ettiğimiz 24-14, 10 sayılık bir fark bizi rahatlattı diyebilirim. İkinci çeyrek de Fenerbahçe Doğuş kontrolünde gitti. Ancak rakip bu arada farkı kapatmaya başladı. Özellikle rakip takımda oynayan Pangos maç boyu bizi çok zorladı. İlk yarıyı 14 sayı ile bitirerek sahanın en skorer oyuncusu oldu (maç sonu 22 sayı). Üçüncü çeyrekle birlikte öne geçen rakip, son çeyrekte de bizi zorladı. Bir sayı ile geçtiğimiz anlarda attıkları üçlüklerle hep galibiyeti yakaladılar. Son toptan Sloukas faydalanamayınca kaptıkları topla maçın sonucunu galibiyet olarak noktaladılar. 

Bu maçta enteresan olan, her zaman top kayıplarından şikayet ettiğimiz Fenerbahçe Doğuş 2 top kaybı yapıp rakibe 14 top kaybı yaptırdı. İyi olan bir başka taraf da 8 top çalma ile oynamamız. Ancak orta mesafeli ikilik atışlarda % 40 / % 63 bir fark oluştu. Bu fark, serbest atışlarda kaçırdığımız 8 atış, rakibin ribaunt üstünlüğü, maçın yenilgi ile sonuçlanmasına neden olan noktalardı. Vesely (20 sayı-5 rib) ve Wanamaker (19 sayı-4 tç-4 as) takımın en iyi oyuncuları olarak önemli katkılar yaptılar. 

Bu iki olumsuz maça karşın rakip sahada oynadığımız ve galibiyet ile biten çok önemli bir CSKA maçı oynadık. Geçtiğimiz sezon da aynı sahadan galibiyet ile dönmüştük. İyi başladığımız ve bir ara ikinci çeyreğin ortalarında 18 sayılık bir fark oluşturduğumuz bir maç oldu. Ancak gereksiz yaptığımız fauller, top kayıpları ve isabetsiz şutlar rakibin 10-0’lık bir seri ile farkı kapatmaya başlamasına neden oldu. Nitekim 3.çeyrek ortalarında rakip farkı kapatıp öne geçti. Beraberlikle biten maçta uzatma dakikalarında Melli’nin tiklediği son top ile Fenerbahçe Doğuş sahadan 93-95 galip ayrılarak çok önemli bir galibiyet aldı. Melli (11 sayı-5 hr) ve Vesely (31 sayı-5 rib) en başarılı oyuncular olarak görüldü. Tabii ki takıma yeni gelen 5 oyuncuyu monte etmek çok kolay olmuyor. Ancak zaman geçtikçe arada yenilgiler de olsa takım istenilen basketbolu oynamaya başladı, daha da iyi olacaktır. Bakınız, Barcelona takımını rakip sahada 15 sayı ile yeniyorsunuz. Eskiden hayal gibi gördüklerimiz gerçek oluyor. Kalinic ve Dixon’nın tam randımanlı oynaması ile sıkıntılar ortadan kalkacaktır.

TOFAŞ'A SEZONUN İLK YENİLGİSİNİ TATTIRDIK

Türkiye Liginde Fenerbahçe Doğuş lig sıralamasında ikinci durumda. Yenilgisiz Tofaş takımını şahane bir oyunla farklı yenerek, bu sezon Tofaş takımına ilk yenilgiyi tattırdı. Maça 0-5 bir seri ile başlayan rakip takım, Datome’nin oyuna girmesi ve Wanamaker’ın iyi oyunu ile maçı toparladı. 3.çeyrekte bir ara açılan farkta Tofaş arka arkaya attığı üç üçlükle 12-0’lık bir seri yakaladı. Ancak daha sonra Fenerbahçe tekrar maça ağırlığını koydu, özellikle Guduric en iyi maçlarından birini oynadı(13 sayı-5 as-2 tç), Datome (24 sayı-5 rib-2 as-1tç), Melih (12 sayı-2 rib-2 as-1 tç) ve Wanamaker’ın (12 sayı-2 rib-7 as) katkıları ile beş oyuncu çift haneli sayılara çıktı. Fenerbahçe Doğuş sahadan 71-88 galip ayrıldı.

BAYAN BASKETBOL TAKIMIMIZ MÜTHİŞ BİR KARAKTER ORTAYA KOYUYOR

Fenerbahçe Bayan takımı Euroleague’de iki yenilgi ile 2. durumda bulunuyor. Bu zamana kadar çok zorlu maçlar oynayan Kraliçeler özellikle Ekaterinburg ile rakip sahada oynadığı Euroleague maçında sahaya müthiş bir karakter koyarak zorlu rakibi yenmeyi bildi. Geçtiğimiz yılda Fenerbahçe, Final Four’da rakibini yine yenmiş ve finale kalmıştı. Aslında iyi başlayamadığımız bu maçta rakip 15 sayılık bir farkla öne geçti. 3.çeyrek başlarında Fenerbahçe’nin genlerinde olan müthiş dönüşü gerçekleştiren takımımız 15 sayıdan geri dönerek sahadan galip ayrılmayı bildi. Ayşe (14 sayı-4as), Verameyenka (13sayı-10rib) ve Dabovic (21sayı-3rib-6as) maçın en skorer oyuncuları oldular. Zorlu, Nadezhda maçından da galibiyet ile dönmeyi başaran Kraliçeler, iki Rus takımını rakip sahada yenmeyi başarmış oldu. Ancak ilk dakikalar iyi geçmedi. Zira Nadezhda takımı bizi 3 sayılık yayın gerisinde tutarak dış atışlara mahkum etti. Dış atışlarda problem yaşanınca rakip takım öne geçti. Fakat takımımız iyi savunma yapıp, boyalı alandan oynamaya başlayınca skoru dengeledik, ilk yarı berabere bitti. 3. ve 4. çeyreklerde kontrollü oynayan takımımız sahadan galip ayrılmayı bildi. 

Kia Vaughn (15 sayı-10 rib) ve A. Powers (12 sayı-4 rib) önemli katkılarda bulundular. Ligde farklı yendiğimiz ve çok iyi oynadığımız Yakın Doğu takımına Euroleague maçında yenildik. İlk çeyreği galip bitiren taraf Fenerbahçe olmasına rağmen. Ancak dış şutlarla neticeye gitmek istememiz, savunmanın iyi olmaması, hücum ribauntlardaki rakip üstünlüğü, top kayıpları takımımızın son çeyreğin başlarında 17 sayı geriye düşmemize neden oldu. Toparlanmaya çalışsak da süreden dolayı bu mümkün olmadı. İstemediğimiz bir sonuç aldık. Ayşe (15 sayı-4 rib) ve A. Powers (13 sayı-6 rib) katkıları da galibiyete yetmedi. 

GENÇ OYUNCULARIN  PERFORMANSI DİKKAT ÇEKİCİ

Türkiye Liginde Fenerbahçe Bayan takımı puan sıralamasında 3. durumda. 3 takım da aynı puana sahip. Fenerbahçe’de önemli gördüğüm bir noktaya işaret etmek istiyorum. Tilbe (1995), Pelin (1994), Ayşe (1993). Bu üç oyuncunun çok genç olmaları ve gösterdikleri yükseliş, maçlardaki hırs ve mücadele çok önemli diye düşünüyorum. Fenerbahçe’de ve Milli takımda en az 10 sene hizmet ederler. Ben bu oyuncuların daha fazla süre almaları gerektiğine inanıyorum. Alacakları fazla süreler oyunlarını da etkileyecek daha başarılı maçlar çıkarmalarına neden olacaktır. He üç oyuncunun da farklı özellikleri var. Alt yapıdan gelen oyunculara da iyi örnek oluşturdukları kanısındayım. En son oynanan Canik maçında Tilbe (21sayı-10 rib), Pelin (7 sayı-2 rib-2 as) ile oynadı.

Sevgili Sarı Lacivert Dostlar ve Fenerbahçe Camiası, hepinizin Yeni Yılını Kutlar, 2018 yılının şampiyonluklarla dolu geçmesini dilerim.